İletişim Bilgileri

RoTeknik Su Artıma Sistemleri

Güvenilir Şirket
  • Yetkili Kişi: Nuri Balcı
  • Telefon numarası: +90 (212) 475-20-20, 05436600670
  • +90 (212) 476-05-79
  • MSN: info@roteknik.com
  • Skype: roteknik@hotmail.com
  • Adres: 50.Yıl Mahallesi 2095 Sokak No:17-19A, Sultangazi, İstanbul, 34265, Türkiye

Sitedeki güncellemeler
Suyun Tanımı

Suyun Tanımı

Suyun Tanımı
sipariş alınır
1 TL
Satın Al
İletişim Bilgileri
  • Yetkili Kişi: Nuri Balcı
  • Telefon numarası: +90 (212) 475-20-20, 05436600670
  • +90 (212) 476-05-79
  • MSN: info@roteknik.com
  • Skype: roteknik@hotmail.com
  • Adres: 50.Yıl Mahallesi 2095 Sokak No:17-19A, Sultangazi, İstanbul, 34265, Türkiye
Ürün ile ilgili detaylı bilgi

Su hidrojen ve oksijenden meydana gelen kararlı bir moleküldür.

H2+1/2O2 —–> H2O + 58Kcal/mol

Suların niteliğini çözünmüş maddeler, askıda katı maddeler, organik maddeler, tat ve koku veren maddeler, fenoller ve bakteri varlığı belirler.

Su, kimyasal olarak hidrojen ve oksijen elementlerinden oluşan; sıvı, katı ve gaz halde bulunabilen bir maddedir. Yaşamın kaynağı olan su; bitkilerde, hayvanlarda, insanlarda tüm canlı organizmalardaki temel girdidir. İnsanların içmeleri gereken su miktarı, vücut ağırlığına ve aktivitelerine göre değişmekle birlikte, günde 2-3 Lt civarındadır.

Dünya üzerinde bulunan tatlı su miktarı 1,4 milyar km³' tür. Bu miktarın ancak % 8,5 ‘i kullanılabilmektedir. Dünya nüfusunun 6 milyarı aştığını düşünecek olursak, 21. y.y. 'da su savaşları tahminlerini pek de yabana atmamak gerekmektedir. Zaten günümüz insanı suyun değerini daha iyi açıklayabilmek için ona "Mavi Altın" adını takmıştır.

Yüzyıl başındaki dünya nüfusu 1,6 milyar iken 20. yüzyıl sonunda bu rakamın 6 milyara ulaşması, su tüketimini doğal olarak artırmış olsa da su tüketim artısının bir diğer nedeni de sanayileşmiş ülkelerde kişi başına düşen su tüketiminin artmış olmasıdır. Su tüketiminde en yüksek rakama sahip olan ülke ABD'dir. Günlük kişi başına 700 litre su tüketimi ile bu rakam bir Senegallinin su tüketiminin 24 katıdır.

Tatlı su kullanımı esas olarak 3 alanda olmaktadır. Tarım, endüstri, gıda sektörü ve konutlar 20. yüzyılın başında % 90,5 olan tarımda su kullanımının payı günümüzde % 69'a inmiştir. Ancak halen azgelişmiş ülkelerde tarım sektörünün ağırlıkta olmasından dolayı bu ülkelerde tarımda kullanılan su Afganistan, Sudan gibi sıcak ve kurak ülkelerde olduğu gibi % 90'a çıkabilmektedir. Günümüzde endüstri ve enerji sektörü suyun % 23'ünü; gıda ve konutlar da % 8'ini kullanmaktadır.

Dünya sağlık teşkilatının (WHO) verilerine göre 3. dünya ülkelerindeki hastalıkların % 80'i sağlıksız ve yetersiz su kullanımından kaynaklanmaktadır. (malarya, tifo, kolera, dizanteri) yılda iki milyar insan bu hastalıklardan birisine yakalanmakta ve 5 milyon yetişkin insan bunun sonucu hayatını kaybetmektedir. (WHO 1992 Dünyamız ve Sağlığımız Raporu)

Ayrıca su ile bağlantılı hastalıklardan dolayı 5 yaşın altında 14 milyon çocuk her yıl yaşamını kaybetmektedir. Oysaki aynı kaynağa göre kişi başına yıllık 5 franklık bir harcama ile bu suyun neden olduğu hastalıkların önüne geçilebilir ve ölümler önlenebilir.

1995 yılı Dünya Bankası'nın raporuna göre dünya nüfusunun % 22'sinin evinde hala içme suyu mevcut değil. Bir kaç ülke özelinde göz atacak olursak Kamboçya %13, Çad' da % 24, Orta Afrika % 18, Gine, Madagaskar % 29, Angola ve Mozambik %32, Küba % 90, Türkiye %92, ABD % 90, İran'da % 91 evde içme suyu bulunurken Irak' da bu rakam %56, Suriye de %71'dir. Fransa, İsviçre, Finlandiya, Almanya, Hollanda gibi Avrupa ülkelerinde evlerin tamamında % 100 içme suyu vardır.

Su Döngüsü:

Bugün kullandığımız suyun milyonlarca yıldır dünyada bulunduğu ve miktarının çok fazla değişmediği doğrudur. Dünyada su hareket eder, formu değişir, bitkiler ve hayvanlar tarafından kullanılır, fakat gerçekte asla yok olmaz. Buna Hidrolojik Döngü (Su Döngüsü) denir.

Su döngüsünü oluşturan basamaklar:

Yoğunlaşma,

Yağış,

Toprağa geçiş ve yeraltı sularının oluşumu,

Yüzeysel akıntı ve yüzey suları ile yeraltı sularının oluşumu,

Buharlaşma:

Su buharı yoğunlaşarak bulutları oluşturur, koşullar uygun olduğunda yağış meydana gelir. Yağış şeklinde yeryüzüne düşen su, toprağa sızarak yeraltı sularına veya yüzeysel akıntı olarak okyanuslara, denizlere karışır. Yüzey sularının buharlaşmasıyla su atmosfere geri döner.

Yoğunlaşma:
Suyun buhar formundan sıvı formuna değişim sürecidir. Havadaki su buharı konveksiyon yardımıyla artar. Ilık-nemli hava yükselirken soğuk hava aşağı doğru hareket eder. Ilık hava yükseldikçe sıcaklığı azalıp enerjisini kaybettiğinden gaz halden sıvı veya katı (kar veya dolu) haline döner.
Yoğunlaşmayı buzdolabından soğuk bir su şişesi aldığınızda ve oda ısısında bıraktığımızda şişe yüzeyinde açıkça görebilir, su şişesinin oda ısısında nasıl " terlediğini " rahatlıkla izleyebilirsiniz.

Yağış:
Yağmur, sulusepken kar, kar veya dolu olarak bulutlardan salınan sudur. Atmosferde yoğunlaştığı, atmosferik hava akımında kalmasının zorlaştığı durumda su buharından sonra yağış meydana gelir.

Toprağa geçiş:
Dünya yüzeyine erişen yağışların bir kısmı toprağa sızar ve yeraltı sularını meydana getirirler.
Toprağa sızan su miktarı, toprağın eğimi, bitkilerin tipi ve miktarı, toprağın su ile doygun olup olmamasına bağlı olarak değişir. Yüzeyde büyük yarıklar, delikler bulunması, toprağa su geçişini kolaylaştırır.

Yüzeysel akıntı:
Çok fazla yağış olduğunda, toprak suya doyar ve suyun fazlasını alamaz. Kalan su toprağın yüzeyinden akar. Suyun toprağa emilemeyen kısmı yüzey suları olarak isimlendirilir. Yüzeysel sular kar ve buzların erimesiyle de oluşabilir.
Yüzey suları çaylara, derelere ve nehirlere akar. Yüzey suları daima daha alçak noktalara doğru taşınır, dolayısıyla okyanuslara karışır.

Yeraltı suları:
Dünya yüzeyine erişen yağışların bir kısmı toprağa sızar ve yeraltı sularını meydana getirir.Yeraltı sularının bir bölümü derinde kapalı bir su katmanına ulaşır ve kullanılabilmeleri için yeryüzüne özel bir yöntemle çıkarılmaları gerekir.Yeraltı sularının diğer bir bölümü ise basınç etkisiyle üst toprak katmanlarına doğru hareket eder ve yeryüzüne ulaşır. Bu sulara kaynak suyu denir. Yeraltı suyu toprak katmanlarından geçerken temas ettiği yüzeydeki mineral vb maddeleri de yapısına alır. Bu maddeler suyun yararlı bileşenlerini (demir, magnezyum vb) oluşturabileceği gibi arsenik, nitrat, tarım ilacı kalıntıları gibi zehirli maddeler de olabilir. Toprak sarsıntıları, yağmur ve eriyen kar suları, bu zehirli maddelerin suya karışma riskini artırır. Bu nedenle suyun bileşimindeki değişikliklerin sürekli izlenmesi ve güvenli hale getirilmesi için etkin filtrasyon yöntemleriyle arındırılması gereklidir.

Buharlaşma:
Bitkilerin nemlenmesiyle ve toprağın buharlaşmasıyla oluşan sudur. Atmosfere yeniden giren su buharıdır.
Buhar olarak atmosfer içinde artmaya başlayan su moleküllerinin neden olduğu güneş enerjisinin suyu ısıttığı durumda oluşur.
Görüldüğü gibi, gereksinmemiz olan suyun bize ulaşması için birçok oluşum gerçekleşmektedir ve bu oluşumlar daima iş başındadır. Uç örneklerde ise döngü farklı şekillerde gerçekleşir. Örneğin, Antartika donmuş olduğundan buharlaşma oluşmaz (buzlar sublimation adı verilen bir oluşumla doğrudan su buharına dönüşür). Yine örneğin, Sahra Çölü çok kurak olduğundan yağış olmaz (su, yere düşmeden buharlaşma oluşur). Ancak döngü hep sürer.

Sipariş bilgileri
  • Fiyat: 1 TL
Ticiz.com'un rehber kategorisi: İstanbul'daki Ev tipi su arıtma cihazları (su filtreleri)
Oluşturma tarihi: 17.03.2011 14:13
Düzenleme tarihi: 29.04.2016 22:37