İletişim Bilgileri

RoTeknik Su Artıma Sistemleri

Güvenilir Şirket
  • Yetkili Kişi: Nuri Balcı
  • Telefon numarası: +90 (212) 475-20-20, 05436600670
  • +90 (212) 476-05-79
  • MSN: info@roteknik.com
  • Skype: roteknik@hotmail.com
  • Adres: 50.Yıl Mahallesi 2095 Sokak No:17-19A, Sultangazi, İstanbul, 34265, Türkiye

Sitedeki güncellemeler
Su Arıtma Terimler Sözlüğü 1

Su Arıtma Terimler Sözlüğü 1

Su Arıtma Terimler Sözlüğü 1
stokta var
1 TL
Satın Al
İletişim Bilgileri
  • Yetkili Kişi: Nuri Balcı
  • Telefon numarası: +90 (212) 475-20-20, 05436600670
  • +90 (212) 476-05-79
  • MSN: info@roteknik.com
  • Skype: roteknik@hotmail.com
  • Adres: 50.Yıl Mahallesi 2095 Sokak No:17-19A, Sultangazi, İstanbul, 34265, Türkiye
Ürün ile ilgili detaylı bilgi

A
Ağır metaller (heavy metals) – Kadmiyum, krom, kurşun, civa, nikel ve arsenik gibi metaller. Bunlar çeşitli ürünlerin üretiminde kullanılırlar, kimi endüstriyel, şehirsel ve kırsal atıkların yapısında yer alırlar. Besin zincirinde birikme eğilimi gösterirler. Bitki ve hayvanlara toksik etkileri vardır.
Ağır su (heavy water) – Deuterium Oxide (D2 O). Bazı nükleer reaktörlerde moderatör olarak kullanılır. Hidrojeninin atom ağırlığı 1’den veya oksijeninin atom ağırlığı 16’dan daha yüksektir. Özellikle normal oksijen atomuna, atom ağırlığı 2 olan hidrojen isotopunun bağlanması ile oluşur.
Akua (aqua) – Su, aköz bir çözelti. Su ile ilişkili terimlerde ön ek olarak kullanılır.
Akuatik yaşam (aquatic life) – Suda yaşayan tüm canlılar. Bu sınıfta bakteriler, balıklar, köklü bitkiler yanında zooplanktonlar ve insekt larvalar da yer alır.
Akufer (aquifer) – Yeraltında suyu depolayan ve/veya aktaran kum, taş veya çakıllardan oluşan geçirgen özellikteki bir jeolojik yapı veya oluşum. Bu oluşum/oluşumlar kuyu ve kaynaklara önemli miktarda su sağlarlar.
Akufer, kapalı (aquifer, confined) – Alt ve üstten, geçirgen olmayan veya kısmen geçirgen bir mataryel ile çevrelenmiş ve su hareketi sınırlanmış olan yeraltı su tabakası. Bu tabakadaki yeraltı suyu atmosfer basıncından daha yüksek bir basınca sahiptir.
Aldosteron (aldosterone) – Böbrek korteksinden salgılanan, vücutta su ve tuz dengesini düzenleyen steroid hormon.
Alkali su (alkaline water) – pH’sı 7.4.den daha yüksek olan su.
Aluminyum sülfat (aluminum Sulfate) – Formülü, Al2 (SO4)3. Kağıt yapımı su saflaştırılması ve sanitasyon gibi işlemlerde kullanılan beyaz kristal bileşik.
Amonyum sülfat (ammonium Sulfate) – Formülü (NH4)2 SO4. Gübrelerde ve su saflaştırmada kullanılan kahverengimsi-gri-byaz kristal tuz
Anhidröz (anhydrous) – Susuz, su katılmamış.
Antifriz (antifreeze) – Etilen glikol veya alkol gibi sıvılar. Bunlar suya karıştırıldığında donma noktasını düşürürler.
Artezyen (artesian) – Genellikle kapalı akuferle eş anlamda kullanılır.
Artezyen basıncı (artesian pressure) – Bir artezyen akuferindeki suyun sahip olduğu basınç.
Artezyen kuyu suyu (artesian well) – Basınçlı su içeren derin, yeraltı su tabakasına inilerek açılan kuyu. İsmini Avrupa’da 1126 yılında açılmış en eski kuyuya sahip olan Fransa’nın Artois bölgesinden alır. Kuyu açılarak bu suya ilk ulaşıldığında basınç etkisiyle su fışkırır. Daha sonra suyun toprak seviyesinde akışı devam eder veya etmeyebilir.
Asbest (asbestos) – Hava ve suda kirlenmeye yol açan ve solunması durumunda Asbestosis veya kansere yol açan bir mineral fiber. ABD’de EPA bu maddenin üretim amacıyla kullanımını ileri derecede sınırlamıştır.
Asidite (acidity) – Bir maddedeki hidrojen iyonlarının konsantrasyonunu [H+]belirten terim, ph olarak ifade edilir.
Asit yağmurları (acid rain or acid precipitation) – Sülfirik asit ve/veya nitrik asit içeren su damlacıkları, Çapları 3-30 mikron kadardır. pH’sı 5.6’dan daha azdır. Volkanik aktiviteden veya fosil yakıtlarının yanmasından açığa çıkan sülfür ve nitrojen oksitlerin atmosferdeki su ile karışmasından oluşur. Binalara ormanlara, ekinlere, suda yaşayan canlılara, doğaya zarar verir.
Atmometer – Buharlaşma hızını ölçmek için kullanılan alet.
Azotlu atıklar (nitrogenous waste) -Amonyak ve nitrit gibi azotlu maddeler içeren atık sular. (Su Kalitesi)
B
Bakteri (bacteria) – Tek-hücreli canlı, mikroorganizma. Pek çoğu hastalık etmeni olarak karşımıza çıkar. Hastalık yapmayan bazı bakteri türleri, antibiyotik üretiminde, besinlerin mayalandırılmasında kullanılır.
Bakteriyel su kirliliği (bacterial water pollution) – Su içerisinde istenmeyen bakterilerin bulunması durumu. Bu tür sular pek çok hastalığa neden olabilirler.
Basınç (pressure) – Bir şeyin diğerine karşı oluşturduğu itme gücü.
Basınçlı filtrasyon (pressure filtration) – Dıştan bir basınç uygulanarak sudan tortu bırakan maddelerin ayrıştırılması işlemi. (Su Kalitesi)
Basınçlı filtre (pressure filter) – Küçük partiküllü materyalleri sudan ayırmak için kullanılan filtre. Bir kolon içine sıkıştırılmış kum veya antrasit kömürden oluşur. (Su Kalitesi)
Batimetrik harita (bathymetric map) – Göller, okyanuslar, nehir ve denizlerdeki suyun derinliğini gösteren harita.
Batometre (bathometer) – Suyun derinliğini ölçmek için kullanılan alet.
Baz (base) – (1) Suda çözünen, acı lezzette bileşiklerdir. Bunların pH değerleri 7’nin üzerindedir. Asitlerle tepkimeye girerek tuz oluştururlar. Asitten bir proton alıp, bir çift elektron verirler. (2) Çözelti içinde iken ortama hidroksil iyonları verirler. Bu tür çözeltiler sabunumsu, asitleri nötralize eden ve elektriği ileten özelliklere sahiptirler.
Besin zinciri (food chain) – Beslenme açısından bir sıra oluşturan bir dizi organizma. Bu sistemde besindeki enerji bir organizmadan diğerine nakledilir. Bu enerji transferi daha yüksek organizmanın daha alt organizmayı tüketmesi şeklinde gerçekleşir.
Bikarbonat (bicarbonate) – HCO3 grubu içeren bileşik, örneğin sodyum bikarbonat (NaHCO3 ). Bu bileşik suda iyonize olur ve HCO3 üretir.
Boğulma (suffocate) – Oksijensizliğe bağlı ölüm.
Böbrek taşı kırma makinası (lithotripter) – Su dolu bir tüp içinde oturan hastaya sok dalgaları uygulayarak böbrek taşlarını parçalayan ve idrarda atılabilecek büyüklüğe getiren makine.
Buhar basıncı (vapor pressure) – Bir maddenin buhar halinin yine o maddenin tamamen katı veya sıvı halindeki durumuyla dengede olması anlamındadır.
Buharlaşma (evaporation) – Suyun veya diğer sıvı maddelerin gaz haline dönüşme süreci. Atmosferde tersine gerçekleşen olay yoğunlaşmadır. Yeryüzünün % 75'nin okyanus, deniz, göl ve ırmaklarla kaplı olduğu düşünülürse, günde çok büyük miktarda su buharı atmosfere taşınmaktadır. Sıcak ve kuru iklimlerde buharlaşma daha fazladır.
Buharlaşma (evaporation) – Sıvının gaz formuna dönüştüğü fiziksel durum.
Bulanıklık (turbidity) – Asılı partiküller nedeniyle berraklığın bozulmasının bir ölçüsü. Bulanıklığa neden olan materyaller kil, çamur, çok küçük organik ve inorganik partiküller, çözünmüş renkli organik bileşikler, planktonlar, diğer mikroskobik mikroorganizmalar. Bulanıklığın partiküller üzerinde patojen bakterilerin yerleşmesi ve dezenfeksiyondan etkilenmemesi nedeniyle sağlığa olumsuz etkisi olabilir.
Buz (ice) – Suyun katı hali.
Buz örtüsü (ice cap) – Denizler veya karalar üzerinde oldukça geniş bir alanın kar veya buzla kaplanması. Dünya üzerinde birkaç tane buz örtüsü vardır. Bunlar; Antarktik Kıtası, Grönland, ile Kuzey Amerika’nın kuzeyi ve Doğu Sibirya'yı da içine alacak şekilde kutup boyunca uzanan Kutup Denizi’dir.
Buzul (iceberg) – Karasal kökenli, hareketli buz kütleleri. Kutuplarda, kara üzerine yağan karlar birikir ve zamanla eriyen kar suyu donarak büyük kütleler oluşturur. Sürekli bu yolla donarak büyüyen buz kütlelerinin okyanus kıyılarına kadar uzanması sonucunda uç kısımları kopar ve okyanusta yavaşça hareket eden buz kütleleri oluşur. Antarktik Kıtası’nda bulunan dev buzullar onlarca kilometre genişliğinde yüzlerce kilometre uzunluğundadır ve deniz seviyesinden yukarıda kalan kısmının yüksekliği 90-100 metreye kadar uzanır. Bu tür bir buzulun denizin altında kalan kısmı da 700-800 metre civarındadır.
C
C ( C ) – Santigrat derece ©. Sıcaklık ölçü birimi.
Cıva (mercury) (Hg) – Zehirli metalik element, atom sayısı 80, atom ağırlığı 200.59, oda sıcaklığında gümüşümsü yoğun bir sıvı görünümündedir.
Ç
Çevre (environment) – Organizma, toplum, madde veya enerjiyi etkileyen bütün dış koşulların tamamıdır.
Çevre Koruma Örgütü (Environmental Protection Agency -EPA) – Hava-su kirliliği, radyasyon, pestisit zararları ve katı atıkların yok edilmesi ile ekolojik araştırma girişimlerinde kontrolü sağlamaktan sorumlu Amerikan kuruluşu.
Çözdürme (solubilize) – Deterjan veya aynı işlevi gören bir başka madde aracılığıyla yağları veya lipid yapısındaki molekülleri suda çözünür hale getirme işlemi.
Çözünmek (dissolve) – Bir sıvı içinde parçalanmak .
Çözünmüş katı maddeler (dissolved solids) – Katı durumda iken suya karışıp çözünür hale gelmiş bileşikler.
Çözünmüş katılar (dissolved solids) – Suda çözünmüş olan mineral ve organik materyaller. Bu maddeler su buharlaştırıldığında veya kurutulduğunda kalıntı bırakırlar. Çözünmüş katıların miktarlarının fazla olması içilebilirliğini ve endüstride kullanımını olumsuz etkiler. Suda bu maddelerin konsantrasyonu analitik olarak belirlenir veya “buharlaştırma sonrası kalıntı” yöntemi ile saptanır.
Çözünmüş oksijen (dissolved oxygen)(DO)– Suda çözünmüş halde bulunan oksijen gazı.
Çözünürlük (solubility) – Bir maddenin solüt oluşturma kapasitesi. Şeker suda yüksek bir çözünürlük oluştururken altının çözünürlüğü düşüktür.

Sipariş bilgileri
  • Fiyat: 1 TL
Ticiz.com'un rehber kategorisi: İstanbul'daki Ev tipi su arıtma cihazları (su filtreleri)
Oluşturma tarihi: 17.03.2011 13:28
Düzenleme tarihi: 29.04.2016 22:37